RessamlarSANAT

İbrahim Çallı Kimdir / Eserleri

Paylaş

İbrahim Çallı, 13 Temmuz 1882, Çal (Denizli) doğumlu bir Türk ressamdır. Çocukluk yıllarından başlayan resim tutkusunu ilerleyen yaşlarda profesyonelliğe taşımıştır. Türkiye’de resim denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri olan Çallı, eserleriyle Türk sanatına katkı sağlamış ve Çağdaş Türk resmine damga vuracak birçok sanatçı yetiştirmiştir.

İbrahim Çallı, sanat akımlarına sıkı sıkıya bağlı olmasa da genellikle izlenimci olarak nitelendirilecek eserler ortaya koymuştur. Adı, Türk resminin yakın tarihi içinde, izlenimci sanatı ülkemize getiren kuşak ile anılsa da Avrupa’da akademikleşmeye yüz tutan bir anlayışı yansıtır. Bu nedenle Çallı’nın sanatını akademik-izlenimci olarak ele almak daha doğru olacaktır.

Okul ve Sanat Hayatı

İbrahim Çallı, ilköğretimini Denizli Çal’da, Mülki İdadisini ise İzmir’de tamamladı. Ailesi tarafından askeri okulda okuması için İstanbul’a gönderilse de Çallı, resim çalışmalarına yönelmeyi tercih etmiştir. Resim dersi alan Vefa İdadisi öğrencilerinin arasına katılarak resim alanında kendini geliştirmeye başlamıştır.

Ressam Roben Efendi’den de resim dersleri alan Çallı, Şeker Ahmet Paşa’nın oğlu İzzet Bey’le tanışmıştır. İzzet Bey’in aracılığı ve Şeker Ahmet Paşa’nın önerisi üzerine 1906 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi’ne  şimdiki adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne giren başarılı ressam, altı yıllık bu okulu sadece üç yılda bitirmiştir.

Zeybekler Tablosu ve Atatürk’ün Yorumu

İbrahim Çallı Kimdir Zeybekler

İbrahim Çallı’nın Zeybekler adlı tablosunun özel bir hikâyesi vardır. Aynı zamanda Osman Hamdi’nin asistanı da olan Çallı, Atatürk’ün isteği üzerine Etnoğrafya Müzesi’nde bir sergi açar. Bu sergide yer alan “Zeybekler” tablosunu gören Atatürk, Çallı’ya döner ve “Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin resmindeki atlar nasıl semirmiş böyle?” diye sorar. Usta ressam bu söz üzerine malzemelerini alır ve tablosundaki atı bir deri bir kemik hale getirir.

Çalışma Üslubu

İbrahim Çallı’nın resimleri genellikle natürmort, portre ve manzaralardan oluşuyor. Yer yer canlı renkler kullanarak resimlerinde iç açıcı bir tema işliyor. Onun tuvale dokunuşlarıyla her manzara her parça güzelleşiyor. Manzara resimlerinde panoramik doğa görüntülerini kullanırken, “Balıkçılar” resminde olduğu gibi gündelik konuları da tuvale işlemiştir.

 

Natürmort çalışmalarında cansız bir konu işlemesine karşın yarattığı görselde bir dinamik oluşturan bir sanatçıdır. Natürmort çalışması olan “Ayçiçekleri” adlı tablosu Van Gogh’un aynı adlı tablosuna benzetilse de ikisi arasında büyük farklılıklar vardır. Çallı’nın resmettiği ayçiçeğinin üzerine düşen gün ışığı ve gerilmiş taç yaprakları, ölümün suskunluğunu değil yaşamın heyecanını betimlemektedir.

İbrahim Çallı Eserleri

İbrahim Çallı eserleri 14 Aralık 2014 tarihinde İstanbul’da düzenlenen müzayede de satışa sunulmuş ve 1913 tarihli Avluda oturanlar eseri 2 milyon 460 bin liraya satılmıştır. Bu eser bu tarihe kadar satılan en yüksek tutarlı Çallı tablosu olmuştur.

  • Defli Kadın
  • Zeybekler
  • Arzuhalci*
  • Mevleviler
  • Boğaziçinden Peyzaj
  • Balıkçı
  • Gül Koklayan Kadın
  • Bir Balo Gecesi
  • Hatay’ın Anavatana Hasreti
  • Adada Sabah Gezintisine Çıkan Kadınlar
  • Moda Deniz Hamamı
  • Tefli Kadın
  • Dolmabahçe Sarayı’ndan
  • Balıkçılar
  • Manolyalar
  • Çayır ve Evler
  • Sandalyede oturan çıplak kadın
  • Çıplak Yatan Kadın
  • Türk Topçuları
  • Atatürk Portresi
  • İsmet İnönü
  • Yıldız Parkından Boğaza bakış
  • Göksu Deresi
  • II. Selim Türbesi
  • Osman Hamdi Bey
  • Heykeltıraş İhsan Bey’in profil Portresi
  • Dikiş Diken Kadın
  • Bahçede Kadın
  • Dürrüsaf Hanım Portresi
  • Erkek Portresi
  • Yeşil Elbiseli Kadın “Bayan Vicdan Moralı’nın Portresi
  • Kadın Portresi
  • Şair Yahya Kemal’in Portresi
  • Demiryolu ve Köylüler
  • Uzanmış Nü
  • Portre (Çallı’nın kızı Belma)
  • Avluda oturanlar
 

 

 

Paylaş

Yazar

(Visited 4.728 times, 3 visits today)

Ipek Can

Sanat, sonsuz bir zenginliğe sahip. Sanat dalları, köklerinden yükselen ağaçların oluşturduğu bir orman gibi. Her bir sanat dalı kendi içinde çok sayıda parçalara ayrılıyor. Bu düşünceyle yola çıktığım sanat ormanı serüvenimde kendi merak ettiklerimi araştırıp yazarken sizlerle de paylaşacağım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir